
Köy TV'nin "Tarımda Başarı" programı bu bölümde Antalya'nın Korkuteli ilçesine bağlı Yelten köyüne konuk oldu. Yörede zeytin yetiştiriciliği yapan çiftçi Hasan Uçar'ın bahçesinde, bölge bayisi Yeniköy Tarım Market'in (Döşemealtı) sahibi Ziraat Mühendisi Mustafa Kemal Özen ve AgroTroia ekibiyle birlikte yüksek rakımda zeytin üretimi, don ve kuraklık koşulları ile doğru zeytin besleme programı konuşuldu. Deniz seviyesinde değil, 1020 rakımda, "zeytin olmaz" denen bir yerde verim alınması bu söyleşinin ana konusuydu.
1020 Rakımda Zeytin: "Olmaz" Denen Yerde Verim

Yelten, kıraç ve yüksek rakımlı bir bölge. Hasan Uçar'ın anlattığına göre toprağın yaklaşık yüzde 60'ı kil ve kireç yapısında; elma ve armut gibi bol su isteyen meyveler burada tutunamamış. Buna rağmen 160 ağaçlık bahçeden bir sezonda 2,5 ton zeytin alınması, bölgede zeytinin ciddi bir alternatif olduğunu gösteriyor. Üreticiye göre kuraklık karşısında bölgenin en gerçekçi seçeneği zeytin: az suyla görece yüksek birim verim sağlayan, kıraç koşullara uyum gösteren bir bitki. Bu nedenle yörede yeni dikimler de hız kazanmış; üretici bu sezon 20 dekarlık yeni zeytin alanı daha oluşturduğunu aktardı. Hasan Uçar, doğru bitki besleme uygulamalarının ve düzenli takibin bu sonuçta belirleyici olduğunu, AgroTroia ürünlerini yaklaşık altı yıldır kullandığını ve kısa sürede gözle görülür bir canlanma fark ettiğini anlattı. Kendi imkanlarıyla ürettiği fidanlarla alanı genişletmesi, bölgenin zeytine ne kadar yatkın olduğunu ortaya koyuyor.
Don ve Soğuk: Bahçe Neden -18 Dereceye Dayandı?

Bölgenin en kritik konusu kış soğukları ve don. Ziraat Mühendisi Nuh Bey'in aktardığına göre yaygın kanı "600 rakımın üzerinde, kar yağan yerde zeytin olmaz" yönünde; oysa bu bahçeden alınan tecrübe, doğru kültürel önlemlerle yüksek ve karlı bölgelerde de zeytinciliğin mümkün olduğunu ortaya koyuyor. Bahçenin -18 dereceyi sorunsuz geçirmesinde bitkinin kışa dirençli ve kondisyonlu girmesi belirleyici. Soğuk bölgelerde Copperas uygulamasının bitki kondisyonunu ve turgor basıncını artırarak öz suyun donmasını geciktirdiği, böylece soğuk stresine karşı bir tür izolasyon sağladığı anlatıldı. Yine de aşırı düşük sıcaklıklarda (-20, -22 derece) bitkide çarpılma, yoğun yaprak dökümü, meyve tırnaklarında kuruma, gövdede çatlama ve kısımsal donlar görülebileceği unutulmamalı.
Doğru Çeşit Seçimi Bölgeye Göre Değişir

Nuh Bey, başarının büyük ölçüde bölgeye uygun çeşit seçimiyle başladığını vurguladı. Ayvalık çeşidinin yıllık yaklaşık 1020 saatlik soğuklanma ihtiyacı olduğu için yüksek rakımlı bu bahçede güzel meyve yaptığını; buna karşılık aynı çeşidin Akdeniz'de deniz seviyesinde bilinçsizce dikildiğinde sorun yaşatabildiğini belirtti. Bölgeye uyum sağlayan çeşitler arasında Gemlik'in yanı sıra yerel çeşitler olan Memecik, Savur, Halhalı ve daha fazla soğuklanma isteyen Hatay (yere) zeytini sayıldı. Sofralık-yağlık tercihine göre de yön değişiyor: Gemlik daha sert ve sofralık yapıya, Trilye yağlığa, Domat ise iri kalibreli sofralık değerlendirmeye uygun. Yani çeşit seçimi hem rakıma hem de üreticinin sofralık mı yağlık mı hedeflediğine bağlı.
Budama Zamanı: Soğuk Bölgede Bahar Tercihi

Körfez ve deniz kenarı zeytinciliğinde yaygın alışkanlık hasattan hemen sonra budamaya girmek. Ancak Nuh Bey, son yıllardaki mevsimsel dalgalanmalar ve iklim değişikliği göz önüne alındığında, kar yağan bu tür bölgelerde budamanın hasat sonu değil bahar döneminde yapılması gerektiğini önerdi. Mantık basit: Bitki kışa ne kadar kuvvetli ve dirençli girerse, soğuk hadiselerinden o kadar az zararla çıkıyor. Hasat sonrası ağır budama, bitkiyi soğuğa zayıf bırakabiliyor. Doğru zamanlama, alınan kültürel önlemlerle birleştiğinde don ve iklim baskısının önüne geçmeye yardımcı oluyor.
Su Sıkıntısı ve Bölgenin Geleceği

Bölgenin bir diğer büyük sorunu su. Üretici, eskiden var olan su kaynaklarının çekildiğini, ağaçları tankerle, kilometrelerce yoldan su taşıyarak idare ettiğini anlattı. Komşu çiftçilerden Hüseyin Kule de aynı yaklaşımla 600 zeytin dikmiş ve bahçesini tankerle suluyor; hedef, Yelten'i bir zeytin yöresine dönüştürüp ileride bir sıkma tesisi ve kooperatifle markalaşmak. Az suyla yetinen, kıraca dayanıklı bir bitki olarak zeytin, bu vizyonun merkezinde duruyor. Üreticiler, üretimi sürdürmenin hem ekonomik hem de köyde kalmayı sağlayan bir değer olduğunu vurguladı. Programda, üretim devam ettiği sürece insanların köyde kalmaya devam edeceği, gelir oluştukça genç neslin de bu işe sahip çıkacağı dile getirildi. Bölgedeki üreticiler için en büyük beklenti, su ve destek konusunda önlerinin açılması; çünkü kıraç koşullarda bile doğru tür ve doğru bakımla verim alınabileceği bu bahçede zaten kanıtlanmış durumda. Saha ekibinin ve bayinin üreticiye sürekli teknik destek vermesi de bu sürdürülebilirliğin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.
Bölümde öne çıkan AgroTroia ürünleri
- Copperas — Soğuk bölgelerde bitki kondisyonunu ve turgor basıncını destekleyerek don stresine karşı dayanımı artırmaya yardımcı olan bakır kaynaklı uygulama.
Korkuteli Yelten örneği, doğru çeşit seçimi, bahar budaması ve dengeli bir besleme programının yüksek rakımda bile zeytinciliği mümkün kıldığını gösteriyor. Su ve don gibi kısıtlar gerçek olsa da, bilinçli üretim ve saha desteğiyle kıraç bölgelerin de verimli zeytin yörelerine dönüşebileceği bu bahçede somut olarak görülüyor.
Kaynak: Köy TV – "Tarımda Başarı" programı, AgroTroia sponsorluğunda.

