Yer Fıstığında Besleme: Hatay'da Verimi Artıran Uygulamalar

Hatay Kırıkhan Ilıkpınar'da yer fıstığı tarlasında toprak ve iklim isteğinden zararlı-hastalık mücadelesine, sulama, azot yönetimi ve doğru besleme programına kadar verimi belirleyen uygulamaları ele alıyoruz.

Yer Fıstığında Besleme: Hatay'da Verimi Artıran Uygulamalar

Tarımda Başarı programının bu bölümünde Hatay'ın Kırıkhan ilçesine bağlı Ilıkpınar (Ulurpınar) köyünde, depremin en ağır vurduğu bölgelerden birinde bulunan bir yer fıstığı tarlasındayız. Yaklaşık 10 dönümlük bu arazide bölge bayisi Sönmez Ateş Agro Tarım ve AgroTroia ziraat mühendislerinin yönlendirmesiyle iki uygulama yapılmış; bitkiler henüz ömrünün yarısındayken güçlü bir gelişim göstermiş. Çiftçi İbrahim Sönmez Ateş'in tarlasında elde edilen bu sonuçlar üzerinden, yer fıstığında toprak isteğinden hastalık mücadelesine ve doğru bir besleme programına kadar verimi belirleyen uygulamaları çiftçilere yönelik olarak ele alıyoruz.

Yer fıstığında toprak ve iklim isteği

Tarımda Başarı

Yer fıstığı pH konusunda 6,5-7 aralığına kadar toleranslı bir bitkidir; ancak pH'ı 5,9'un altında olan ve taşınabilir sodyum oranı yüzde 20'nin üzerine çıkan topraklarda yetişmiyor. Kalsiyuma duyarlı olan bu bitki, drenajı iyi olan kumlu tınlı topraklarda çok güzel gelişiyor. Killi tınlı topraklarda da yetişebiliyor; fakat balçık seviyesi yüksek olduğu için toprak çekim gücü ve turgor basıncı artıyor, bu da fusaryum ve kök boğazı hastalığının daha kolay tutunmasına ve yağmurlarla hızla yayılmasına yol açıyor.

Yer fıstığı yaklaşık 140-150 günlük ömrü olan, uzun gün bitkisidir. Yıllık sıcaklık ihtiyacı 4500-5000 dereceyi bulan bu bitki, Hatay gibi sıcakların 50 santigrat dereceye yaklaştığı bölgelerde rahatça yetişiyor. Ülkemizde ekim iki dönemde yapılabiliyor: kış döneminde nadasa bırakılan arazide nisan ayında ekim yapılabileceği gibi, derin sürümün ardından kültivatör ve ağır merdaneyle tesviye edilen toprak ekime hazırlanabiliyor.

Yer fıstığında zararlılar ve mücadele

Tarımda Başarı

Yer fıstığında zararlılar toprak altı ve yeşil aksam olmak üzere iki grupta değerlendiriliyor. Toprak altı zararlılarının başında tel kurtları, dana burnu ve bozkurtlar geliyor; bunlar kökleri yiyerek ve fıstığın içine girerek zarar veriyor. Bu zararlılarla mücadele genellikle tohum ilaçlamasıyla yapılıyor, yeterli olmadığında zehirli yemlere başvurulabiliyor.

Yeşil aksamda ise kırmızı örümcek akarı öne çıkıyor. Nimfleri yaprak altında ağ örerek emgi yoluyla zarar veriyor, meyve tutumunu ve bitkinin gelişimini olumsuz etkiliyor. Kükürtlü akar olduğu için kükürt uygulaması fayda sağlıyor; ayrıca insektisit grubundan ürünlerle de mücadele ediliyor. Yeşil kurt ve prodenya ise larvalarıyla yaprakları yiyerek zarar oluşturuyor. Bunlara karşı emamektin benzoat etken maddeli ilaçlar kullanılırken, bağışıklık gelişmesini önlemek için farklı etken maddelerin dönüşümlü uygulanması öneriliyor.

Yer fıstığında hastalıklar ve mücadele yöntemleri

Tarımda Başarı

Yer fıstığında en büyük hastalıkların başında kök boğazı çürüklüğü, yani fusaryum geliyor. Kök boğazı bölgesinde meydana gelen bu fungal hastalık ilk dönemlerde oluşmaya başlıyor ve ilerledikçe bitkilerin yavaş yavaş kurumasına yol açıyor. Üç yaprak döneminde başlayan bu hastalığa karşı erken mücadele büyük önem taşıyor. Bahçede de bu sezon hafif bir fusaryum başlangıcı ile Alternaria yaprak çürüklüğü görülmüş, yapılan uygulamalarla bunların önüne geçilmiş; kök boğazı bölgeleri tertemiz kalmış ve rizobiyum bakterileri görevini yerine getirmiş.

Fusaryumdan sonra sap çürüklüğü de yine fungal etmenli bir hastalık olarak öne çıkıyor. Bir diğer önemli hastalık olan Alternaria yaprak yanıklığı (erken yaprak yanıklığı), nemden kaynaklanıyor; hava sıcaklığının ve neminin yüksek olduğu yerlerde yaprağın yarısına kadar antraknoz lekeleri oluşturuyor, bu lekeler büyüyerek yaprağı bölgesel karartıyor ve fotosentezi engelleyerek iğne atımı ile yumru oluşumunu olumsuz etkiliyor. Ayrıca gün yanıklığı da fungal kaynaklı bir başka sorun olarak görülüyor. Bütün bu hastalıklarda temel yaklaşım, erken dönemde Copperas uygulamasıyla bitkinin bağışıklık sistemini güçlendirmek. İçeriğindeki yaklaşık yüzde 5 bakır, organik asit ve besleyici elementler sayesinde Copperas, fungal etmenlerin hücrelerine etki ederek hastalık etmenlerini bitkiden uzaklaştırıyor ve verim kayıplarını önlüyor.

Yer fıstığında sulama ve azot yönetimi

Tarımda Başarı

Yer fıstığında genellikle 3-4 sulama yapılıyor. İlk sulama, çimlenmenin başladığı üç yaprak döneminde veriliyor. İkinci sulama bitki iğnelerini atmaya başladığında, üçüncü sulama ise iç dolum döneminde yapılıyor; iç dolumun ardından 10-15 gün sonra gerektiğinde dördüncü sulama uygulanabiliyor. Salma, damlama ve yağmurlama sistemleri kullanılabiliyor. Yağmurlama nemli bölgelerde tercih edilirken kurak bölgelerde önerilmiyor; çünkü aşırı nem yaprakçıkların stoma ve fotosentez faaliyetini kapatıyor. Bölgede salma ve damlama sulama yaygın, en verimli sonucu ise damlama sistemi veriyor.

Gübrelemede yer fıstığına özgü önemli bir nokta var: bu bitki azotunu büyük ölçüde kendi üretiyor. Rizobiyum bakterileri havadaki amonyum azotunu nitrata çevirerek bitkinin kullanımına sunuyor; bitki bu azotun yaklaşık yüzde 60'ını kendi kullanıyor, yüzde 30'unu ise kendinden sonra ekilecek bitkiye bırakıyor. Bu yüzden fazla azot vermek yer fıstığına zarar veriyor. Aşırı üre kullanımı yeşil aksamı ve sapı artırıyor, ancak aşağıdaki iğnelerin çürümesine ve fıstık (boş kabuk) oluşumuna sebep oluyor. İlk gübreleme çiçek atımı başlarken amonyum sülfat formunda verilmeli; çünkü amonyum sülfat, 8'in üzerine çıkan toprak pH'ını bir miktar düşürüyor. Dönüme verilecek saf azot 4,5 kilogram olmalı ve bölünerek uygulanmalıdır.

Yer fıstığında besleme programı ve uygulamalar

Tarımda Başarı

Bu tarlada uygulanan besleme programı üç temel ayak üzerine kuruluyor. Üç yaprak döneminde ilk olarak bir Copperas uygulaması yapılıyor; bu erken uygulama hem kök boğazı çürüklüğünü önlüyor hem de fusaryum etmenlerini bitkiden uzaklaştırıyor. Çiçek döneminde Florista Borçinko veya Aminado ile destekleniyor; takip eden uygulamalarda ise Copperas ve Activo birlikte kullanılarak bitkinin bağışıklık sistemi güçlendiriliyor ve fungal etmenler uzaklaştırılıyor. Son dönemlere yakın da potasyum gübresi ile dane dolumu ve kalite destekleniyor.

Bu besleme programının arkasındaki mantık, hastalık etmenleri henüz oluşmadan bitkinin direnç mekanizmasını güçlendirmek. Erken dönemde Copperas ile başlatılan ve Activo ile sürdürülen uygulamalar sayesinde bitki hem hastalanmıyor hem de kök boğazı çürüklüğü ile sap çürüklüğü gibi sorunlar gelişmeden bertaraf ediliyor. Azotun kısılması, sulamanın doğru zamanlanması ve yapraktan beslemenin düzenli yapılması bir araya geldiğinde, tarladaki bitkiler ömrünün yarısındayken bile güçlü ve yüklü bir görünüm kazanıyor.

Bölümde öne çıkan AgroTroia ürünleri

  • Copperas — yaklaşık yüzde 5 bakır, organik asit ve besleyici element içeren sistemik ürün; fusaryum, kök boğazı çürüklüğü, sap çürüklüğü ve Alternaria yaprak yanıklığına karşı erken dönem mücadelede besleme programının temelini oluşturuyor.
  • Activo — Copperas ile birlikte uygulanarak bitkinin bağışıklık sistemini destekleyen ve fungal etmenlerin uzaklaştırılmasına katkı sağlayan aktivatör.
  • Aminado — çiçek döneminde Florista Borçinko ile birlikte bitkiyi destekleyen amino asit kaynağı.

Yer fıstığında başarı; uygun toprak ve iklim seçimi, zamanında zararlı ve hastalık mücadelesi, dengeli sulama, doğru azot yönetimi ve düzenli bir besleme programının bir araya gelmesiyle elde ediliyor. Kırıkhan'daki bu tarla, zorlu koşullara rağmen bilimsel ve düzenli bir bakımın yer fıstığında güçlü bir verim potansiyeli oluşturabileceğini gösteren güzel bir örnek.

Kaynak: Köy TV – "Tarımda Başarı" programı, AgroTroia sponsorluğunda.