
"Tarımda Başarı" programının bu bölümünde Gaziantep'in Karkamış ilçesine bağlı Arıkdere köyündeyiz; Barak Ovası'nın bereketli bahçelerinde "yeşil altın" diye anılan antep fıstığının hasadına denk geldik. Bölge bayimiz Oğuzeli'nden Hüseyin Bozgeyik (Bozgeyik Tarım) ve uzun yıllardır AgroTroia ile çalışan çiftçiler Mehmet Güngördü, ağabeyi Mustafa Güngördü ve Ankara'dan gelen Erol Güngördü ile bir araya geldik. Bahçe sahipleri, doğru bir besleme programıyla fıstıkta "var yılı, yok yılı" ayrımının ortadan kalktığını ve her sene düzenli ürün almanın mümkün olduğunu anlattı.
Barak Ovası'nda yeşil altın hasadı

Çekim yaptığımız Arıkdere, Karkamış ile Nizip arasında kalan Barak Ovası'nın tam ortasında yer alıyor. Çiftçilerin tek geçim kaynağı fıstık; Antep'ten Kilis'e, Oğuzeli'nden Elbeyli'ye kadar uzanan bu bölgenin ekonomisi tamamen bu ürüne bağlı. Mehmet Güngördü, 23 yıldır kardeşiyle ortak işlediği bahçesinde AgroTroia uygulamalarına geçtikten sonra ilk kez yüksek verime ulaştığını, hasadın bu sene 500 kiloyu aştığını söyledi. Bu sene fıstıkta "yok yılı" olmasına rağmen gözlerin bol açtığını belirten çiftçiler, baklavalık fıstığın 300 liranın üzerinde, yaş fıstığın ise 110 lira civarında alıcı bulduğunu aktardı. Bölgenin en büyük sorunu ise su: Fırat hemen yanı başından geçtiği halde Barak Ovası kuraklıkla mücadele ediyor ve sulama imkanı sağlanırsa rekoltenin katlanacağı dile getirildi.
Fitoplazma: fıstıkta geriye doğru ölüm hastalığı

Son yıllarda antep fıstığında ortaya çıkmaya başlayan en ciddi hastalıklardan biri fitoplazma. Tıpkı zeytindeki verticillium gibi bu hastalık da ağacı geriye doğru kurutarak ölüme götürüyor. Bitkinin iletim demetleri bakteriyel nedenlerle tıkandığında su ve besin elementi yukarıya taşınamıyor ve ağaç yavaş yavaş kuruyor. Bu sorunun yaşandığı bahçelerde önerilen yöntem bir gövde uygulaması: Activo ile fosforik birlikte uygulanıyor ve adeta anjiyo etkisi yaratarak tıkanan iletim demetlerini açıyor. Bu uygulama yılda yalnızca iki kez, Mart ve Kasım aylarında yapılarak hastalığın önüne geçilmeye çalışılıyor.
Karazenk ve gövde uygulamasıyla mücadele

Bölgedeki en büyük mantari sorun karazenk. Zeytindeki fungal etmenlere karşı etkili olan çözümün fıstıktaki mantari hastalıklara da fayda sağladığı, denenip görüldüğü vurgulandı. Copperas, ağacı hem mantari hem bakteriyel hastalıklardan korurken aynı zamanda gelişmeyi destekliyor ve Karagöz dediğimiz gözlerin daha belirgin, daha şişkin oluşmasını sağlıyor; böylece ağaç bir sonraki sezona hazırlanıyor. Mehmet Güngördü'nün bahçesindeki gözlerin bu kadar bol olmasının temel nedeni de bu uygulama olarak gösterildi. Hasattan sonra Kasım, Ocak, Mart ve Nisan dönemlerinde yapılan tüm uygulamalarda Copperas ve Activo kullanıldığı için, karazenk dönemine denk gelen bu uygulamalar hastalığı baskılıyor.
Pisil, capnodis ve dal güvesi: zararlılarla mücadele

Antep fıstığında öne çıkan zararlıların başında pisil (psyllid) geliyor. Pisil, yaprakta emgi yaparak hem yaprak hem de Karagöz dökümlerine yol açıyor; yoğun olduğu bahçelerde ağaç diplerinde beyaz kristalleşmeler görülüyor ve bir dişi 120 ila 150 yumurta bırakabiliyor. Sürekli insektisit kullanımı faydalı böcekleri de azalttığı için pisilde daha çok kimyasal mücadele öne çıkıyor. Capnodis yani dip kurtlarına karşı, ağaç diplerinde derin sürümden kaçınmak gerekiyor; çünkü zedelenen köklere bırakılan tek bir larva koca bir ağacı yok edebiliyor, bu yüzden erginle mücadele önemli. Dal güvesi ise sürgünlerde başlayıp gövdeye doğru galeri açarak besleniyor ve meyve gözlerini döküyor. Bu noktada çiftçinin kendi bahçesinin doktoru olması, sorunu erken fark etmesi en sağlıklı yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Güneş yanığı, Karagöz ve hasat sonrası besleme

Susuzluk ve 40 dereceyi aşan sıcaklar nedeniyle bölgenin bir diğer korkusu güneş yanığı. Hasadın "boz" olarak erken kırılması bu riski azaltırken, ağaçta bırakılan ürün için yüze 2 kilo oranında kaolin kili uygulaması öneriliyor; ancak kaolin fazla kullanıldığında sakızlanmayı artırıp fotosentezi düşürebildiği için demolar üzerinden çalışılıyor. Alternatif olarak Vital ile aminoasit kaynağı Aminado'nun birlikte uygulandığı bahçelerde güneş yanığının görülmediği aktarıldı. Karagöz oluşumu ise ayrı ve detaylı bir konu olarak bir sonraki bölüme bırakıldı. Hasattan hemen sonra, Eylül'de yapılacak ilk uygulamayla kırılan dalların temizlenmesi, pisil ve göz kurduyla mücadele ve aşırı azot-potas ihtiyacının dengelenmesi öneriliyor. Sıcak bölgede yapraklarını Aralık'a kadar dökmeyen ağaçların erken dinlenmeye geçmesi; 7 santigrat altında 900-1000 saatlik soğuklama ihtiyacını karşılaması, baharda homojen uyanma ve çinko noksanlığının önlenmesi için kritik. Sohbetin sonunda fıstıkçıların marka olma ve kooperatifleşme yoluyla örgütlenmesinin, ürünün gerçek değerini bulması için şart olduğu da vurgulandı.
Bölümde öne çıkan AgroTroia ürünleri
- Copperas — mantari ve bakteriyel hastalıklara karşı koruma, Karagöz oluşumuna destek
- Activo — fosforikle birlikte gövde uygulaması, iletim demetlerinin açılması
- Aminado — aminoasit kaynağı, güneş yanığına karşı uygulama
Barak Ovası'nda yeşil altının hasadı sürerken, doğru bir besleme programının ve düzenli hastalık-zararlı takibinin fıstıkta verimi nasıl katladığını yerinde gördük. Su sorunu çözüldüğünde bölgenin rekoltesinin çok daha yükseleceği, çiftçilerin örgütlenmesiyle de ürünün hak ettiği değeri bulacağı ortak temenni oldu.
Kaynak: Köy TV – "Tarımda Başarı" programı, AgroTroia sponsorluğunda.

